27.11.2016
21.11.2016
20.11.2016
19.11.2016
15.11.2016
Deaş'e eleman gönderen Ebu Hanzala ve Hücre evleri tehlikesi
Çok önemli bir konu değerli arkadaşlar. Türkiye'de Tevhid mücadelesi ve selefilik örtüsü adı altında Işid'e eleman yetiştirip "islam Devleti kuruldu, katılmak farz oldu" diyerek gençleri Işid'e yollayan Ebu Hanzala ve gurubu her şehirde yapılanmaya çalışıyor. Ve hücre evi faaliyeti yürütüyorlar.
Bu virüslü hücreler Türkiye halkını tekfir ettiğinden kanları helal, malları ganimet olarak görüyor. O yüzden çok büyük potansiyel bir tehlike. Her an "cihad, hilafet" gibi kavramları istismar ederek dış güçlerin emriyle harekete geçebilir ve katliamlara imza atabilirler... Yetkililer acilen tedbir almalıdır.
30.10.2016
28.10.2016
İran'ın yeni fitnesi "Hz. Muhammed" filmi
Suriye'de ve o coğrafyada Müslümanların kanlarını oluk oluk akıtan İran, İslam dünyasında yeni bir fitneye daha ön ayak oldu.
Sözde Peygamberimizin hayatını filme uyarlayan İranlı'lar bir kişi ile Peygamberin bedenini filmde temsil etme ahlaksızlığını yaparken Şii ideolojisini de filme taşıyor. Konu ile alakalı bir yazı paylaşan M. Fatih Ustaosmanoğlu filmle alakalı şu bilgiyi veriyor:
HZ MUHAMMED ADLI FİLM, İRANLI VE Şİİ YÖNETMENİN HAZIRLADIĞI ŞİA KÜLTÜRÜ BASKIN BİR YAPIDIR..DİKKAT..!!!!!!
İran'lı Şii bir yönetmen MECÎD MECÎDÎ tarafından İran'da hazırlanan "MUHAMMED" adlı film, Türkiye'de galası yapılmak sureti ile beyaz perdeye yansıtıldı.Hurafe ve yalan üzerine inşa edilmiş film islam itikad ve inancına ters hezeyanlarla dolu.Bu konuda herkesi uyarmak ehli sünnet bir
Müslüman olarak boynumuzun borcudur.
Özellikle çocuklarımızı böyle yalan yanlış üzerine inşa edilmiş filimden uzak tutunuz..!!
Görüldüğü kadarıyla film, açıktan Şia reklamı yapmakta ve baskın bir Şia kültürü işlemektedir. Herşeyden önce film İran'da hazırlanmış, yönetmeni de Şii ve İran'lıdır.
Hz. Ebubekir, Ömer, Osman ve Aişe r. a gibi güzide sahabilere filmde hiç yer verilmemiştir. Çok az miktarda Hz. Hamza figürü varsa da bu şekliyle Hz. Hamza da eksik tanıtılmaktadır. Hz Peygamber s.a.v. de filmde gösterilmesi de dinen ciddi bir hatadır.
Ebu Leheb'in karısının, cariyeleri olan ve Peygamber Efendimiz'e çocukluğunda süt emziren Süveybe'yi, Peygamber efendimizi emzirmeden men ettiği bilgisi de kaynaklarımızla örtüşmemektedir.
Aynı şekilde, Şia-Ehli Sünnet kavgasının temelini güçlendirmek maksadıyla, daha Hz. Peygamber sav'in çocukluğu döneminde, Haşim oğulları ile Emevi soyu arasında bir kavganın olduğu savının işlenmedi gerçeğe aykırıdır.
Benzer şekilde film içeriğinde, hadislerde veya makbul İslam tarihi kaynaklarında doğrulanmayan pek çok uyduruk bilgiye yer verilmiştir.
Filmde ayrıca, Samanyolunun "sırlar dünyası" gibi, özü dinde olmayan çarpıcı bir gizemlilik de mevcuttur.
Bütün bunlar filmdeki şia propogandasını yansıtmaktadır.
Müslüman olarak boynumuzun borcudur.
Özellikle çocuklarımızı böyle yalan yanlış üzerine inşa edilmiş filimden uzak tutunuz..!!
Görüldüğü kadarıyla film, açıktan Şia reklamı yapmakta ve baskın bir Şia kültürü işlemektedir. Herşeyden önce film İran'da hazırlanmış, yönetmeni de Şii ve İran'lıdır.
Hz. Ebubekir, Ömer, Osman ve Aişe r. a gibi güzide sahabilere filmde hiç yer verilmemiştir. Çok az miktarda Hz. Hamza figürü varsa da bu şekliyle Hz. Hamza da eksik tanıtılmaktadır. Hz Peygamber s.a.v. de filmde gösterilmesi de dinen ciddi bir hatadır.
Ebu Leheb'in karısının, cariyeleri olan ve Peygamber Efendimiz'e çocukluğunda süt emziren Süveybe'yi, Peygamber efendimizi emzirmeden men ettiği bilgisi de kaynaklarımızla örtüşmemektedir.
Aynı şekilde, Şia-Ehli Sünnet kavgasının temelini güçlendirmek maksadıyla, daha Hz. Peygamber sav'in çocukluğu döneminde, Haşim oğulları ile Emevi soyu arasında bir kavganın olduğu savının işlenmedi gerçeğe aykırıdır.
Benzer şekilde film içeriğinde, hadislerde veya makbul İslam tarihi kaynaklarında doğrulanmayan pek çok uyduruk bilgiye yer verilmiştir.
Filmde ayrıca, Samanyolunun "sırlar dünyası" gibi, özü dinde olmayan çarpıcı bir gizemlilik de mevcuttur.
Bütün bunlar filmdeki şia propogandasını yansıtmaktadır.
Bunlardan başka filmde, Yahudiler, Hırıstiyanlar ve papaz Bahira, Hz. Peygamber'e sahip çıkıyor gösterilerek "diyalog" teması işlenmektedir. Buna da
قل يا اهل الكتاب تعالوا الى كلمة سواء بيننا وبينكم
"=Ey Ehli Kitap, sizinle bizim aramızdaki ortak kelimeye geliniz ki o ...."
ayeti delil gösteriliyor. (Bu ayeti bu günkü "diyalog"a delil göstermek kişiyi küfre sokar. Çünkü ayet, Allah ve Rasülüne imanda bir araya gelmeyi emrediyor.
قل يا اهل الكتاب تعالوا الى كلمة سواء بيننا وبينكم
"=Ey Ehli Kitap, sizinle bizim aramızdaki ortak kelimeye geliniz ki o ...."
ayeti delil gösteriliyor. (Bu ayeti bu günkü "diyalog"a delil göstermek kişiyi küfre sokar. Çünkü ayet, Allah ve Rasülüne imanda bir araya gelmeyi emrediyor.
Sözkonusu film, İran devletinin sahada göstermiş olduğu kanlı eylemlerini, akıttığı onca ehli sünnet müslüman kanı yanında birde sanat Teması ve sinema yolu ile de beyinleri harap etme fikri gütmektedir...!!!!!
YUSUF KAPLAN İSE ŞÖYLE TEPKİ VERDİ
27.09.2016
25.09.2016
Anıtkabir çocuk parkına Sözcü güldürmecesi
Türkiye'de geri kalmışlığın yegane sebebi kemlaist zihniyettir. 90 yıldır heykel yapmaktan başka bildikleri bir şey olmadığı gibi insanların ibadetleriyle, kılık kıyafetleriyle uğraşmışlardır. Bir şey üretmezler, bir şey geliştirmezler, ileriye yönelik diğer ülkeleri aşacak bir projeleri yoktur.
Geçtiğimiz günlerde anıtkabire bir park yapılmış. Anıtkabir'i tapınak olarak gören zihniyet ayağa kalkmış. 15 temmuz gecesi evine sinenler büyük bir cesaret örneği göstererek parkı basmışlar :)
Yok efendim çocuklar hüzünlü olmalıymış, ağlamalıymış, orası oyun yeri değilmiş gibi çok komik ifadelere yer vermişler. Durumun vahametini görün diye sayfamıza taşıdık

8.09.2016
6.09.2016
Hava Kuvvetleri 'Akıncı' üssü adını 'Mürted' olarak değiştirdi.
15 Temmuz darbe girişiminin ana üssü olan Ankara’da Kazan İlçesi sınırlarındaki ‘Akıncı’ 4. Ana Jet Üs Komutanlığı’nın adı, Hava Kuvvetleri tarafından değiştirildi. Üs, ‘meydan komutanlığı’ seviyesine düşürülürken Akıncı adının yerini 1995’e kadar kullanılan ‘Mürted’ aldı..
OHAL kararları çerçevesinde Akıncı Hava Üssü'nde bulunan üç F-16 filosu kapatıldı. Akıncı'daki 141, 142 ve 143'üncü filolara ait 60'a yakın F-16, Konya, Merzifon (pisti tamirde olduğu için filolar Erzurum'da) ve Eskişehir'e gönderildi. Normalde tugay seviyesinde olan ve komutanı tuğgeneral olan üs, uçaklarının dağıtılmasının ardından hava meydan komutanlığı statüsüne indirildi.
Hava Kuvvetleri'nin organizasyon yapısına göre hava meydan komutanları albay rütbesinde. Hava meydan komutanlıklarında filo bulunmuyor. Sadece intikal edildiğinde diğer filolar tarafından kullanılıyor.
ESKİ ADINA DÖNDÜ
Akıncı Hava Üssü, 1960'da hizmete girmişti. Başkentin savunması amacıyla üs Ankara'nın batısındaki Mürted Ovası'na inşa edilmişti. Bölge adını, 1402'de Osmanlı ile Timur'un ordusu arasındaki Ankara Savaşı'ndan almıştı. Savaş sırasında Osmanlı ordusunda yer alan Kara Tatarlar ve bazı Anadolu beyleri ihanet ederek Timur tarafına geçmişti. Bu savaşta Osmanlı ordusu yenilmiş ve padişah Yıldırım Beyazıd esir düşmüştü.
Savaş sonrasında bölge İslam'da dininden ayrılan, dini reddeden anlamında 'Mürted' olarak anılmaya başlanmıştı. Mürted ismi, 1995'te Akıncı olarak değiştirildi.
TÜRK HAVACILIK SANAYİNİN MERKEZİ
Üssün sınırlarında Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) tesisleri bulunuyor. Akıncı'nın hava meydanı statüsüne çevrilmesiyle birlikte üssün aynı zamanda havacılık teknoloji merkezi olarak da geliştirilmesi, bir test merkezi haline gelmesi de planlanıyor. Halen TAI'nın tasarladığı Hürkuş, T-129 ATAK helikopteri ve ANKA İnsansız Hava Araçları'nın testleri burada gerçekleştiriliyor. Bölgede kurulacak havacılık organize sanayi ile burada imal edilecek parçaların Mürted üzerinden taşınması hedefleniyor.
DHA
.
OHAL kararları çerçevesinde Akıncı Hava Üssü'nde bulunan üç F-16 filosu kapatıldı. Akıncı'daki 141, 142 ve 143'üncü filolara ait 60'a yakın F-16, Konya, Merzifon (pisti tamirde olduğu için filolar Erzurum'da) ve Eskişehir'e gönderildi. Normalde tugay seviyesinde olan ve komutanı tuğgeneral olan üs, uçaklarının dağıtılmasının ardından hava meydan komutanlığı statüsüne indirildi.
Hava Kuvvetleri'nin organizasyon yapısına göre hava meydan komutanları albay rütbesinde. Hava meydan komutanlıklarında filo bulunmuyor. Sadece intikal edildiğinde diğer filolar tarafından kullanılıyor.
ESKİ ADINA DÖNDÜ
Akıncı Hava Üssü, 1960'da hizmete girmişti. Başkentin savunması amacıyla üs Ankara'nın batısındaki Mürted Ovası'na inşa edilmişti. Bölge adını, 1402'de Osmanlı ile Timur'un ordusu arasındaki Ankara Savaşı'ndan almıştı. Savaş sırasında Osmanlı ordusunda yer alan Kara Tatarlar ve bazı Anadolu beyleri ihanet ederek Timur tarafına geçmişti. Bu savaşta Osmanlı ordusu yenilmiş ve padişah Yıldırım Beyazıd esir düşmüştü.
Savaş sonrasında bölge İslam'da dininden ayrılan, dini reddeden anlamında 'Mürted' olarak anılmaya başlanmıştı. Mürted ismi, 1995'te Akıncı olarak değiştirildi.
TÜRK HAVACILIK SANAYİNİN MERKEZİ
Üssün sınırlarında Türk Havacılık ve Uzay Sanayi (TAI) tesisleri bulunuyor. Akıncı'nın hava meydanı statüsüne çevrilmesiyle birlikte üssün aynı zamanda havacılık teknoloji merkezi olarak da geliştirilmesi, bir test merkezi haline gelmesi de planlanıyor. Halen TAI'nın tasarladığı Hürkuş, T-129 ATAK helikopteri ve ANKA İnsansız Hava Araçları'nın testleri burada gerçekleştiriliyor. Bölgede kurulacak havacılık organize sanayi ile burada imal edilecek parçaların Mürted üzerinden taşınması hedefleniyor.
DHA
.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)

















