Fethullah Gülen Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
Fethullah Gülen Haberleri etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
25.08.2016
9.08.2016
FETÖ'den kadrolaşmaya devam talimatı.
FETÖ'nün darbe girişimini planladıkları iddiasıyla gözaltına alınan 7 şüpheliden, bölge sorumlusu oldukları öne sürülen 4'ü tutuklandı. Şüphelilerin telefonlarındaki şifreli mesajlaşma programında, darbe girişiminin ardından FETÖ üyelerine "deşifre olmayanlar devlet kadrolarına sızmaya devam etsin" çağrısında bulunulduğu ortaya çıktı..
İstanbul'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheliden, bölge sorumlusu oldukları öne sürülen 4'ü tutuklandı.
Bir istihbaratı değerlendiren Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin geçen hafta düzenlediği operasyonda, FETÖ'ye ait olduğu hücre evini boşaltarak, Fetullah Gülen'in kitaplarını çöpe atan bölge sorumlusu gözaltına alındı.
Şüpheliye ait cep telefonunda, bazı örgüt elemanları arasında haberleşmeyi sağlayan şifreli mesajlaşma programının yüklü olduğu tespit edildi. Bu programdan kendisini bölge sorumlusu gibi tanıtarak, örgütün bölge finans sorumlusuyla mesajlaşan polis, cami avlusunda buluşmak üzere randevu verdi. Camiye gelen finans sorumlusu da yakalandı.
Şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda 2 adrese daha operasyon düzenleyen ekipler, 2 örgüt yöneticisi ile Özbekistan uyruklu 3 öğrenciyi gözaltına aldı.
Zanlıların adreslerinde yapılan aramada, 3 cep telefonu, 2 dizüstü bilgisayar, çok sayıda şifrelenmiş dijital malzeme ile örgütsel dokümanlar ele geçirildi.
ŞİFRELİ MESAJLAŞMA PROGRAMI ÇÖZÜLDÜ
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli bilişim uzmanı polislerin incelediği terör örgütü üyelerinin cep telefonlarında, özel bir şifreleme mesajlaşma programının yüklü olduğu tespit edildi.
Bu programdaki yazışmalarda, FETÖ üyelerinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bile çalışmaya devam ettikleri, "ABD ve AB'deki abiler, şu anda yoğun bir şekilde lobi faaliyetleri yürütüyor. Hizmet ve hoca efendi medya gündeminden hiç düşmüyor", "Deşifre olmayanlar devlet kadrolarına sızmaya devam etsin" şeklinde mesajların bulunduğu bildirildi.
Mesajlarda, "Boşalan devlet kadrolarına memur alımı için sistematik olarak deşifre olmamış FETÖ elemanları üzerinden devam edin, başvuru için yönlendirin. Bu elemanların, TC numarası, ad, soyad ve telefon numaralarını bizlere ulaştırın. Değerlendirme notlarıyla müracaat formları hazırlayın. Deşifre olanlar ve olmayanların, ayrıca deşifre olmayanlardan ulaşılan ve ulaşılamayanların sayıları ile bilgilerini bize iletin. Kadrolar için başvuruda bulunanlar, hizmetle alakası olmayan siyasileri kendilerinden habersiz olarak referans yazsınlar." cümlelerinin yer aldığı kaydedildi.
Örgüt üyelerinin ayrı bir mesajlaşma programından da kod isim kullanarak aileleriyle görüştüğü öne sürüldü.
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden bölge sorumlusu oldukları öne sürülen 4'ü tutuklanırken, Özbekistanlı 3 öğrenci adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
AA
.
İstanbul'da yürütülen Fetullahçı Terör Örgütü'nün (FETÖ) darbe girişimine ilişkin soruşturma kapsamında gözaltına alınan 7 şüpheliden, bölge sorumlusu oldukları öne sürülen 4'ü tutuklandı.
Bir istihbaratı değerlendiren Kadıköy İlçe Emniyet Müdürlüğü ekiplerinin geçen hafta düzenlediği operasyonda, FETÖ'ye ait olduğu hücre evini boşaltarak, Fetullah Gülen'in kitaplarını çöpe atan bölge sorumlusu gözaltına alındı.
Şüpheliye ait cep telefonunda, bazı örgüt elemanları arasında haberleşmeyi sağlayan şifreli mesajlaşma programının yüklü olduğu tespit edildi. Bu programdan kendisini bölge sorumlusu gibi tanıtarak, örgütün bölge finans sorumlusuyla mesajlaşan polis, cami avlusunda buluşmak üzere randevu verdi. Camiye gelen finans sorumlusu da yakalandı.
Şüphelilerin ifadeleri doğrultusunda 2 adrese daha operasyon düzenleyen ekipler, 2 örgüt yöneticisi ile Özbekistan uyruklu 3 öğrenciyi gözaltına aldı.
Zanlıların adreslerinde yapılan aramada, 3 cep telefonu, 2 dizüstü bilgisayar, çok sayıda şifrelenmiş dijital malzeme ile örgütsel dokümanlar ele geçirildi.
ŞİFRELİ MESAJLAŞMA PROGRAMI ÇÖZÜLDÜ
Siber Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğünde görevli bilişim uzmanı polislerin incelediği terör örgütü üyelerinin cep telefonlarında, özel bir şifreleme mesajlaşma programının yüklü olduğu tespit edildi.
Bu programdaki yazışmalarda, FETÖ üyelerinin 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında bile çalışmaya devam ettikleri, "ABD ve AB'deki abiler, şu anda yoğun bir şekilde lobi faaliyetleri yürütüyor. Hizmet ve hoca efendi medya gündeminden hiç düşmüyor", "Deşifre olmayanlar devlet kadrolarına sızmaya devam etsin" şeklinde mesajların bulunduğu bildirildi.
Mesajlarda, "Boşalan devlet kadrolarına memur alımı için sistematik olarak deşifre olmamış FETÖ elemanları üzerinden devam edin, başvuru için yönlendirin. Bu elemanların, TC numarası, ad, soyad ve telefon numaralarını bizlere ulaştırın. Değerlendirme notlarıyla müracaat formları hazırlayın. Deşifre olanlar ve olmayanların, ayrıca deşifre olmayanlardan ulaşılan ve ulaşılamayanların sayıları ile bilgilerini bize iletin. Kadrolar için başvuruda bulunanlar, hizmetle alakası olmayan siyasileri kendilerinden habersiz olarak referans yazsınlar." cümlelerinin yer aldığı kaydedildi.
Örgüt üyelerinin ayrı bir mesajlaşma programından da kod isim kullanarak aileleriyle görüştüğü öne sürüldü.
Emniyetteki işlemlerin ardından adliyeye sevk edilen 7 şüpheliden bölge sorumlusu oldukları öne sürülen 4'ü tutuklanırken, Özbekistanlı 3 öğrenci adli kontrol kararıyla serbest bırakıldı.
AA
.
1.08.2016
Gülen'in odasındaki kağıt imha makinesi
Son günlerde uluslararası medyaya röportajlar veren FETÖ silahlı terör örgütünün elebaşıGülen'in odası da görüntülendi.
BU MAKİNEYİ SADECE O KULLANABİLİYOR
Yayınlanan bir fotoğrafta terör örgütü liderinin başarısız darbe girişiminin ardından elindeki bazı belgeleri imha etmek için profesyonel yardım aldığı görüldü.
Yatağının ucunda "kağıt imha makinesi" bulunan Gülen, bununla CIA'den gelen talimatları okuyup imha ediyor olabilir.
24.07.2016
Terörist Gülen'in doğduğu ev umumi tuvalet olacak
Beyaz Tv programcısı Latif Şimşek'in paylaştığı bir tweet büyük yankı uyandırdı. Şimşek, FETÖ terör örgütünün başı Fetullah Gülen'in Erzurum'un Hasankale İlçesi'ne bağlı Korucuk Köyü'nde doğduğu evin umumi tuvalet yapılacağını iddia etti.
Örgüt lideri Gülen'in sağ kolu yakalandı
FETÖ lideri Fetullah Gülen'in sağ kolu olarak bilinen Davut (Halis) Hancı Trabzon'un Araklı ilçesinde bu akşam gerçekleştirilen operasyonla yakalanarak gözaltına alındı.
Gelen bir ihbar üzerine harekete geçen Trabzon Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, Araklı İlçesi'nde bir eve operasyon düzenledi.
Düzenlenen operasyonda Hancı kıskıvrak yakalanırken, Fetullahçı Terör Örgütü’nün 2 numaralı ismi olarak lanse edilen şahsın 15 Temmuz darbe girişiminden 2 gün önce Türkiye'ye girişi yaptığı tespit edildi.
GERÇEK İSMİ DAVUT
Gerçek ismi Davut olduğu belirtilen şahıs, ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bir malikhanade yaşayan Gülen’in en yakınındaki isimlerdendi ve bayramlarda çocuklara para dağıtan terörist başı Gülen'e elindeki paralara uzatan kişi olarak da biliniyordu.
Gelen bir ihbar üzerine harekete geçen Trabzon Emniyet Müdürlüğü Terörle Mücadele ekipleri, Araklı İlçesi'nde bir eve operasyon düzenledi.
Düzenlenen operasyonda Hancı kıskıvrak yakalanırken, Fetullahçı Terör Örgütü’nün 2 numaralı ismi olarak lanse edilen şahsın 15 Temmuz darbe girişiminden 2 gün önce Türkiye'ye girişi yaptığı tespit edildi.
GERÇEK İSMİ DAVUT
Gerçek ismi Davut olduğu belirtilen şahıs, ABD'nin Pensilvanya eyaletinde bir malikhanade yaşayan Gülen’in en yakınındaki isimlerdendi ve bayramlarda çocuklara para dağıtan terörist başı Gülen'e elindeki paralara uzatan kişi olarak da biliniyordu.
23.07.2016
Darbe gecesi Fethullah ile görüştürmek istediler
Darbe girişimi gecesi alıkonulan Genelkurmay Başkanımız Orgeneral Hulusi Akar, Gülen'le görüştürülmek istendi." Bu ifadeler, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a ait.. France 24 kanalına röportaj veren Cumhurbaşkanı, 15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili çok kritik bu bilgiyi ilk kez paylaştı..
15 Temmuz darbe girişimiyle ilgili yeni detaylar ortaya çıkmaya devam ediyor..
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan France 24 kanalına konuştu.
Darbe girişimiyle ilgili çok kritik bir bilgiyi ilk kez paylaştı.
"Bir terör örgütü mensubu Akar'a Fethullah Gülen ile görüştürebileceğini teklif etti" dedi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan, darbe girişiminin Türkiye'yi karanlık bir ortama sokma çabası olduğunu söyledi.
Erdoğan, Avrupa Birliği'nin OHAL ile ilgili açıklamalarına, Fransa ve diğer ülkeleri örnek gösterdi.
"Onların açıklamaları beni ilgilendirmiyor" dedi.
Batılı ülkelerin, Darbe girişiminde bulunan teröristlere, orantısız güç kullanıldığı yönündeki açıklamalarına, Cumhurbaşkanı Erdoğan tepki gösterdi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'a terör örgütünün elebaşı Gülen'in ABD'den iadesi de soruldu.
Erdoğan, gerekli girişimleri başlattıklarını söyledi.
.
FETÖ'nün para işlerini yürüten bir kişi tutuklandı
Alınan bilgiye göre, Bursa Cumhuriyet Başsavcılığınca yürütülen soruşturma kapsamında, terör örgütünün Bursa'daki parasal işlerini yürüttüğü iddia edilen E.K, Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince yakalandı.
Evinde ve iş yerinde aramalar yapılan şüphelinin iş yerindeki dolabından örgüte ait parasal hesaplamaların bulunduğu çeşitli listeler ile çok sayıda CD, hafıza kartı ve döküman ele geçirildiği bildirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.K, nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.
Öte yandan Kestel ilçesindeki bir caminin imamı da FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle nöbetçi mahkemece tutuklandı.
Evinde ve iş yerinde aramalar yapılan şüphelinin iş yerindeki dolabından örgüte ait parasal hesaplamaların bulunduğu çeşitli listeler ile çok sayıda CD, hafıza kartı ve döküman ele geçirildiği bildirildi.
Emniyetteki işlemlerinin ardından adliyeye sevk edilen E.K, nöbetçi mahkeme tarafından tutuklandı.
Öte yandan Kestel ilçesindeki bir caminin imamı da FETÖ üyesi olduğu gerekçesiyle nöbetçi mahkemece tutuklandı.
6.04.2016
Gülen'den örgüt üyelerine talimat
FETÖ lideri Fethullah Gülen, 17-25 Aralık darbe girişimi sonrası örgüt üyelerine 'bankaları kullanmayın' talimatı verdiği ortaya çıktı.
Soruşturmayı derinleştiren ve şüpheli ifadelerinden yola çıkan polis,FETÖ/PDY lideri Fethullah Gülen'in, 17-25 Aralık operasyonları sonrası örgüt mensuplarına "bağış" ve "himmet" adı altında toplanan paraların kayıt altına alınmadan yurtdışına çıkartılması talimatını verdiğini tespit etti.
Alınan bilgiye göre, 7 ayrı ana soruşturma kapsamında Ankara merkezli düzenlenen operasyonda dün 11 şüphelinin gözaltına alınmasının ardından çalışmalarını sürdüren ekipler, M.A.G. ve V.İ'yi de gözaltına aldı.
İstanbul'a bir kurs için gittiği tespit edilen M.A.G'nin Ankara'ya döndüğünü belirleyen ekipler, şüpheliyi ifadesini almak üzere emniyete davet etti. Emniyete gelen M.A.G. gözaltına alındı. Özel bir şirkette çalıştığı öğrenilen V.İ. ise adres tespitinin ardından İstanbul'da yakalanarak Ankara'ya gönderildi.
Ankara merkezli operasyon kapsamında gözaltına alınanların sayısının böylece 13'e ulaştığı, aranan şüpheli kalmadığı öğrenildi.
600 BİN LİRA PARA TRANSFERİ
Ankara Emniyet Müdürlüğü Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü'nde ifade alma işlemleri devam eden şüphelilerin, kendilerine itham edilen suçlamaları kabul etmedikleri belirtilirken, birbirlerini tanımadıklarını söyleyen şüphelilerin telefon tespitleri olduğunun belirtilmesi üzerine "birkaç kez görüştüklerini" söyledikleri kaydedildi.
Yaklaşık 600 bin lira para transferi yapan bir şüphelinin, "öğretmen maaşıyla bu parayı nasıl temin ettiğini" soran görevlilere verdiği yanıt dikkati çekti. Şüphelinin, parayı "araba alım satımından" kazandığını öne sürdüğü öğrenilirken, FETÖ/PDY ile doğrudan bir bağı tespit edilemeyen ve bir şirkette çalışan F.D'nin ise futbolcuların sohbet toplantısına katılmalarından tiyatro gösterilerine kadar birçok etkinliği organize ettiği ve tiyatro oyuncularının paralarını ödediği belirlendi.
Emniyetteki işlemleri süren şüphelilerin yarın adliyeye sevk edilmeleri bekleniyor
- Gülen'den talimat
Öte yandan, soruşturmayı derinleştirerek çalışmalarına devam eden mali polis, şüpheli ifadelerinden, Fethullah Gülen'in, 17-25 Aralık soruşturmalarından sonra örgüt üyelerine bir talimat gönderdiği bilgisine de ulaştı.
Gülen'in, örgüt üyelerinden "himmet" ve "bağış" altında toplanan paraları kesinlikle banka üzerinden göndermemelerini istediği, paraların kuryeler ile "çantada" yurt dışına çıkartılması talimatını verdiği belirlendi.
Ayrıca özellikle "Bank Asya'da örgüt ile doğrudan bağı olmayan kişiler adına geçmişte birçok hesabın açıldığı, paraların bu hesaplar üzerinden yurtdışına gönderildiği" yönünde bilgiler olduğu, konunun detaylı bir şekilde araştırıldığı kaydedildi.
Fethullahçı Terör Örgütü/Paralel Devlet Yapılanması'na (FETÖ/PDY) yönelik 7 ayrı ana soruşturma kapsamında 22 ilde düzenlenen eş zamanlı operasyonda, hakkında gözaltı kararı bulunan 120 kişiden 89'u yakalanmıştı. Gözaltına alınanlar arasında iş adamı, öğretmen, öğretim görevlisi, vakıf ve dernek başkanları ile eski emniyet müdürleri ve örgütün sözde il sorumluları (il imamları) da bulunuyor.
Örgüt elemanlarının ev toplantılarında topladıkları bağışların ve himmet paralarının nerelere gönderildiğinin araştırılması sonucunda bu şüpheliler hakkında gözaltı kararı verildiği belirtilmişti.
26.03.2016
Gülen’in elbiseyi ters giyme sendromu
Bir insan yaptığı işin kötülüğünü bilir, yaptığı işin kötülüğünü kabul ederse, kötülükten dönmesi, vaz geçmesi ümit edilebilir. Ama, yaptığı kötülüğü iyilik sanan bir insanı, bu yaptığından vaz geçirmek, onu aksi istikamete yani gerçek iyiliğe döndürmek imkansız denecek ölçüde zordur. Kişi için asıl hasaret, asıl iflas da bu olsa gerektir. Çünkü o yaptığı kötülükleri iyilik sanmakta, bu sebeple de idealize etmekte; aksi davranışı aklına, hatırına bile getirmemektedir. Ecel gelip, ölüm çattığında ise, yapacağı bir şey kalmamakta; hatalarını telafi fırsatı bulamamaktadır.
Kur’an’da bu durum şöyle anlatılır: “De ki: Yaptıkları yönünden ahirette en büyük kayba uğrayanları size haber verelim mi? Onlar o kimselerdir ki, dünya hayatında yaptıkları işlerin karşılıkları hep boşa gidecektir. Halbuki onlar kendilerinin iyi işler yaptıklarını sanırlar.” (18/103-104)
Her insan bir iç muhasebe ile ayette anlatılan akıbete düşmemek için elbette ve öncelikle kendisini hesaba çekmeli, böyle bir finalden daima Allah’a sığınmalıdır. Hiç kimsenin sonuçla ilgili bir garantisi olmaması hakikati onu böylesi bir muhasebede sürekli teyakkuz halinde olmaya sevk etmelidir.
Ruhumun, kalbimin en derin köşelerine kadar hissetmeye çalıştığım bu mülahaza yanında, nedense son bir-iki yılda ne zaman bu ve benzeri anlamdaki ayetleri okusam gözümde Gülen’in hayali tüllenir, onun hali pür melalini bu ayetlerin mealinde şekillenmiş görürüm. Yazık etti, hem kendine hem de takipçilerine çok yazık etti.
Hele şu son günlerde hepten tozuttu, hepten zıvanadan çıktı. Önceden sadece birkaç kişiyi hedef alan sözler söyler, beddualar yapardı; şimdi ise bütün bir milleti, kendisine taraftar olmayan herkesi hedef haline getirir, onlara beddualar yağdırır oldu.
Belli ki, sadece üst üste gelen yenilgiler değildir onu bu savrulmuş hale sokan. Ciddiye alınmamak, adam yerine konulmamak, her şey kabul edildiği bir ülkede artık sıradan bir insan bile kabul edilmemek gibi onun kimyasını bozmaya biri bile yetecek muamelelerin bütününe hem de en şiddetli şekilde maruz kalması da yaşamakta olduğu anguaza sebep olmaktadır anlaşılan. Fakat hem kendini hem de takipçilerini yaptığı yanlışların girdabından kurtarmaya da hiç niyetli görünmemektedir bu arada. Çünkü iyi yaptığını, doğru yaptığını sanmaktadır. Halbuki bu sanı, bu zan sadece bir vehim, sadece bir aldanmaktan ibarettir.
Bir de mekr-i ilahiyi, keyd-i ilahiyi okuyamaması var Gülen’in. Geleceğe ait gördüğünü sandığı ferec ve kurtuluş ışıltısının onu daha derin çukurlara, daha kötü bataklıklara çekmekte olduğunu okuyamamaktadır. Bu sebeple de önce kendisini sonra da çevresini kurtuluş vaatleriyle hem de zamanlar vererek oyalamakta, aldatmaktadır.
Kafası karışık olduğu gibi hesabı da karışık şu anda Gülen’in. Cinnetini yaşadığı açık. Ülkeyi bir iç savaşa, ülkeyi bir iç kavgaya sürüklemenin hülyalarını kurmaktadır zahir. Kardeşi kardeşe kırdırmak istemektedir. Fakat onun bütün bu hülyaları da boşa çıkacaktır. Artık Gülen’in bu ülkede sözünü dinleme adına hiçbir karşılığı yoktur. O, askeri, polisi kirli hesaplarıyla kargaşa alanına dökebileceğini sanmaktadır. Fakat gerçekler, onun bir başçavuşu, bir gece bekçisini dahi harekete geçiremeyeceğini bütün var gücüyle ilan etmektedir.
Bugün Gülen’le yapılacak mücadelede onu adam yerine koymamak, onu hangi yolla olursa olsun gündeme getirmemek öncelikli davranış tarzımız olmalıdır. Çünkü, görünme, dikkatleri üzerine çekme onun en büyük zaaflarından biridir. Onu bu zaafında maksadına ulaştıracak her türlü hareketten kaçınmak bu açıdan bana önemli gelmektedir.
Bilenlerin bildiği, bilmeyenlerin de şimdi bileceği üzere, 1990 yılında, üç ay süreyle her gece yatsı namazından sonra İzmir’deki Yamanlar Lisesinin çatı katında Gülen bana en küçük detaylarına varıncaya kadar hayatını anlatmış bulunuyor. Bunlardan çok kısa bir bölümü Küçük Dünyam adıyla kitaplaştırıldı. Daha sonra 1996-97 yıllarında İstanbul- Altunizade’deki FEM’in çatı katında bir yıla yakın haftada bir gün davetli konuklara açık olarak söyleşilerimiz devam etti. Benim sizlerle yer yer paylaştığım bilgiler öncelikli olarak Gülen’in kendi söyledikleridir. İkinci olarak da, birlikte olduğumuz kırk beş senelik süreçte bizzat kendi müşahedelerim, kendi hatıralarımdır. Bu bilgi kaynağını değersiz kılmaya çalışan bazı kripto müptezellerin de bu gerçeği böylece bilmesinde fayda olacağı kanaatindeyim.
Neyse, lafı biraz uzattım, işte Gülen’in bana anlattığı bu hatıralarda şöyle bir anektod var. Diyor ki Gülen: Gençlik yıllarımda, dikkat çekmeyi, dikkatlerin üzerimde toplanmasını aşırı denecek ölçüde ister, arzu ederdim. Hatta sırf bunun için bazen elbiselerimi ters giydiğim olurdu. Herkes bana tuhaf tuhaf bakardı, bundan hoşlanırdım.
İşin içinde pantolon da var mı, yoksa sadece ceketini mi ters giyerdi bilmiyorum. Fakat, Gülen’in bu elbiseyi ters giyme sendromunun hâlâ devam ettiğini düşünüyorum. Dua varken bedduaya sarılmak böylesi bir terslik sendromu değil mi? Milletten yana olmak yerine teröristlerden yana tavır almak neyin nesi? İsrail ile Amerika ile Rusya ile Türkiye’nin ne kadar düşmanı varsa hepsiyle ters ilişkiler içinde olmak bu tür bir sendromdan başka ne ile açıklanabilir ki?
Hele son bedduasını bir düşünün. Zırva kelimesini kullanacağı zaman çevresindeki figüran amincilere ‘bağışlayın’ diyen, fakat aynı kelimeyi Allah’a karşı duası içinde kullanmaktan zerrece ar etmeyen, utanmayan bu sözde alimin zirveden zırvaya yer değiştiren bu sakim haline başka nasıl izah getireceğiz?
Allah Resulü: “Allah’ım, kabul olunmayacak duadan Sana sığınırım” derken o kabul olunmayan duaya hem de bed/ kötü olanına sığınıyor..
Bedduası kendine döndü
FETÖ’nün 1 numaralı sanığı Fetullah Gülen’in Pensilvanya’da gerçekleştirdiği beddua seansları kendisine döndü. Beddualar sonrasında Gülen’in medya, eğitim ve sermaye başta olmak üzere birçok alandaki para kaynakları kurudu, yıllarca Gülen ile birlikte yürüyen isimler onu terketti, militanları deşifre oldu.
FARUK ARSLAN / İSTANBUL - 17-25 Aralık darbe operasyonları sonrası ismi sık sık ettiği beddualarla gündeme gelen FETÖ/PDY’nin 1 numaralı sanığı Fetullah Gülen’in ettiği tüm beddualar dönüp kendi grubunu vuruyor. Sızdıkları kurumların ekonomik imkanlarını kullanarak Türkiye’de devasa bir yapı haline gelen Paralel Yapı’nın medya, eğitim ve sermaye grupları başta olmak üzere birçok alandaki para kaynakları kurudu, Gülen’in “Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin” şeklinde ettiği tüm beddualar kendi örgütü aleyhinde gerçekleşti.
ÖNLERİ KESİLDİ, İNLERİ YIKILDI, BİRLİKLERİ BOZULDU
İlk bedduasını 21 Aralık 2013’te eden Fetullah Gülen, Türkiye Cumhuriyeti Hükumeti yetkililerini hedef alarak “Allah onların evlerine ateşler salsın, yuvalarını yıksın, birliklerini bozsun, duygularını sinelerinde bıraksın, önlerini kessin, bir şey olmaya imkan vermesin” demişti. “Evlerine ateş salsın” diyen Fetullah Gülen’in yurt çapında “ışık evleri” adıyla faaliyet gösteren birçok örgüt evi kapandı. Gülen’in “Yuvaları yıkılsın” bedduasının ardından kaçak şekilde inşa ettiği belirlenen birçok FETÖ sermayeli yapılar belediye ekiplerince yıkıldı. “Birlikleri bozulsun” bedduası da ters dönen Fetullah Gülen’in yıllar boyunca en yakınında yer alan Hüseyin Gülerce, Barış Terkeşli gibi birçok tanınmış isim örgütten ayrıldı, Gülen grubu Pensilvanya’da yalnızlığa sürüklendi.
“KİM PARALELSE ALLAH BELASINI VERSİN”
Pensilvanya’daki ultra lüks mâlikanesinde çeşitli periyotlarla Türkiye’yi hedef alan beddualar eden Gülen bir konuşması sırasında “Kim paralelse, Allah onun belasını versin.” demişti. Yargıya da intikal eden Paralel Devlet Yapılanması soruşturmasının 1 numaralı sanığı olan Fetullah Gülen’in paralelciliği tescillenirken, birçok ‘paralelci’yargı, emniyet ve medya mensubu da haklarında çıkarılan yakalama kararlarına uymayarak yurt dışına firar etti.
Haklarındaki gözaltı kararlarını öncesinden haber alarak yurt dışına kaçan FETÖ mensubu yargı mensupları arasında Zekeriya Öz, Celal Kara, Mehmet Yüzgeç gibi isimler yer alıyor. Gülen’e ait yapının Emniyet’e sızdırdığı polis görünümlü birçok Pensilvanya militanı da deşifre olduktan sonra cezaevine konuldu. Ali Fuat Yılmazer, Ramazan Akyürek, Ömer Altıparmak, Yurt Atayün ve Yakup Saygılı bunlardan sadece birkaçı. Paralel’in medya kaçaklarının başında ise Ekrem Dumanlı, Emre Uslu, Tuncay Opçin, Adem Yavuz Arslan ve Sevgi Akarçeşme geliyor. Örgütün hem spor hem de siyasi kanadında yer alan Hakan Şükür de ABD’ye kaçtı.
SÜLALESİNİ YERİN DİBİNE BATIRACAK SUÇ
“Kim paralelse Allah yedi sülalesini yerin dibine batırsın” ifadelerini de kullanan Fetullah Gülen’in, akrabalarının da adı geçtiği tecavüz dosyası patlak verdi. 2007 yılında 15 yaşındaki S.Ö. Fetullah Gülen’in kardeşi ile iki yeğeninden ‘Bana tecavüz ettiler’ diyerek şikayetçi olduğu ancak FETÖ mensubu polislerce dosyanın üstünün kapatıldığı ortaya çıkarken dava tozlu raflardan tekrardan indirildi. Gülen’in 2014 yılında ölen kardeşi ve STV spikeri Kemal Gülen’in babası Seyfullah Gülen’in adının karıştığı ‘yere batırıcı’ suçla ilgili yargılama devam ediyor.
GAZETELERİ, TELEVİZYONLARI VE BANKASI ELDEN GİTTİ
Beddualarında “Kim örgütse Allah onun belasını versin” ifadelerine de yer veren Gülen’in örgüt hiyerarşisi içerisinde yayın yaptıkları ortaya çıkan eğitim, medya ve sermaye alanında faaliyet gösteren birçok şirketinin yönetimine kayyım atandı ve şirketler FETÖ’den kurtarıldı. Zaman, Today’s Zaman, Bugün, Millet, Cihan Haber Ajansı gibi birçok yayın kuruluşu artık Gülen örgütünün kontrolünde değil. Örgütün finans kaynakları arasında yer alan Kaynak Holding’e de kayyım atandı. Gülen’in para kasası Bank Asya da artık örgütün kontrolünde değil. Yurt genelinde Paralel Örgüt’e finansman sağlayan işadamları tek tek tutuklandı, farklı alanlarda faaliyet gösterem irili ufaklı birçok şirketin akıbeti de FETÖ’nün medya organları ile aynı oldu.
HARAMDAN BAŞKA BİR ŞEY YEMEMİŞLER
“Kim milletine kötülük yapmak istiyorsa, kim millet hukuku olarak arpa kadar bir haram yemişse, Allah yedi sülalesinin belasını versin!” şeklinde ağır bir bedduayı dillendiren Gülen’in adamlarının haram yeme konusunda da mahir olduğu tespit edilen FETÖ’nün, KPSS başta olmak üzere birçok kamu kurumlarını ilgilendiren sınavda soru hırsızlığı yaparak mensuplarını kamuya yerleştirdiği tespit edildi. Yargıya da taşınan soru hırsızlıklarıyla binlerce vatandaşın geleceğe dönük hayallerini karartan ve devletten haram maaşlar alan FETÖ mensupları da deşifre olduktan sonra bir bir yurt dışına kaçtı. Ayrıca soru hırsızlığı yaparak sınava giren kişilerin çaldıkları soruları akrabalarına da verdiği ve ‘sülalece’ haram lokma yedikleri tespit edilmişti.
BEDDUAYA DOYMUYOR
Ettiği her bedduanın dönüp kendisini ve militanlarını vurduğu Fetullah Gülen son olarak geçtiğimiz günlerde tüm Türkiye’yi hedef alarak “Susan ne kadar insan varsa evlerine ateşler sal, yerin dibine batır. Zırvadan zirvesine kadar hepsini yerin dibine batır” demişti.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)










